Gıda Sektöründe İnovasyon

Dünyada bazıları hızla gezegeni tüketirken, bazıları da gelecekte insanlara farklı lezzetler sunmak ve insanları doyurmak için kafalar yoruyor.
Gıda Sektöründe İnovasyon - APM Gıda

Sizi Hayalinizdeki Lezzetlere Ulaştıracak İnovatif Çözümlerle APM Gıda Hizmetinizde.

Gıda Sektöründe İnovasyon - APM Gıda

APM Gıda, Uzman Şef Kadrolarıyla Geliştirdiği Yenilikçi Pastacılık Ürünleriyle Yurtiçi ve Yurtdışı Gıda Sektöründe Dikkatleri Üzerine Topluyor.

Gıda Sektöründe İnovasyon - APM Gıda

APM Gıda Bünyesinde Yenilikçiliğe, İnovasyon ve ARGE’ye Özen Gösteren Uzman Kadrosuyla Koordine Şekilde Çalışarak Sektöre Yeni Ürünler Kazandırmaktadır.

Öğlen ne yiyeceğimiz, yemeği kim pişirecek, alışverişi kim yapacak, yine mi aynı şeyler, hep aynı şeyler, hep aynı lezzetler, hayatımızda bu konuşmalar oluyor.

 

Yiyecek bulmak, saklamak, pişirmek, sunmak, ekipman yapmak, insanlığın en keyifli, en zor, en eski uğraşı…

 

Eski çağlarda insanlar zamanının büyük bölümünü yiyecek için harcıyordu, tarım öğrenildikten sonra bu ihtiyaç ortadan kalktı. Çiftçilik dışında başka işle uğraşanların bol zamanı kaldı, onlarda yeni ekipman, yeni lezzetlere ulaşım, yeni icatlar yaparak bugünkü medeniyetimizi ve beslenme alışkanlığımızı oluşturdu.

 

Bu yolculuğun sonunda gelinen nokta binlerce yemek seçeneği arasında farklı lezzetler keşfetmek, bu farklılık en çok pastacılık ve unlu mamuller, çikolata çeşitlerinde kendini göstermektedir. APM gıda olarak şirket içinde hayal mühendisliği, hikayecilik, sosyal danışman, yetenek kazandırma, deneyim paylaşımı ve görsel yetenek geliştirme konusunda ciddi yatırım ve kadro yetiştirip çalışmaktadır.

Kalite Ayrıntıda Gizlidir…

Diğer yandan da Türkiye gibi cari açık sorunundan muzdarip ülkelerin neredeyse tek çıkış yolu ihracat. Gıda sanayi, bu açıdan bakıldığında pozitif dış ticaret göstergeleriyle göz dolduruyor. Ama bu olumlu tablo, tam anlamıyla rekabetçi olduğunun göstergesi sayılamaz. Sektörün daha rekabetçi olabilmesi için yapılması gerekenler var. Bunları 5-6 başlık altında toplamak mümkün.

 

En başta da AR-GE ve inovasyon geliyor. Küreselleşen gıda pazarında rekabet avantajı sağlayabilmek için uygun inovasyon ortamını oluşturmak zorundayız. Bugünkü durumumuza baktığımızda firmalarımızın AR-GE için ayırdıkları bütçenin gün geçtikçe arttığını görüyoruz. Ancak yeterli mi? Ne yazık ki değil. Bunun bir nedeni de sektörün %99 oranında KOBİ türü işletmelerden oluşması. Öte yandan ülkemizde AR-GE altyapısı büyük oranda üniversiteler ve kamu araştırma kuruluşlarında yer almakta. Sektörle bu kurum ve kuruluşlar arasındaki bağın güçlendirilmesi lazım. Öte yandan girdi maliyetleri ve kaliteli hammadde temini sorununu da ivedilikle çözmemiz gerekiyor. Ayrıca çok önemli bir husus da kayıt dışı ekonomi.

 

Gıda sektörünün ilerlemesinin önündeki en büyük engellerden biri. Burada çok güçlü bir siyasi ve toplumsal irade oluşturmalıyız ki bu sorunu çözebilelim. İkinci olarak, politikalar ve mevzuatı söyleyebiliriz. Aslında bu konu rekabeti, tümüyle etkileme potansiyeli taşıyor. Bu noktada yapmamız gereken, ülkemiz mevzuatını uluslararası otoritelerin ve özellikle AB’nin mevzuatıyla uyumlaştırmaktır. Tabii burada alt konular olarak, gıda güvenliği, çevre, beslenme ve sağlık beyanları, tüketicinin bilgilendirilmesi ve biyogüvenlik mevzuatını sayabiliriz. Bu sayede gıda ve içecek ürünlerimizin uluslararası pazarlarda önüne daha az engel çıkacak ve 2023 ihracat hedefimize daha fazla yaklaşabileceğiz.